22 Mayıs 2019 Çarşamba

İlk tayin heyecanı

Heyecanlıyım farklı bir kuruma geçme olasılığım var..
Hadi bakalım hakkımda hayırlısı..
Kafamda deli sorular; mı acabalar var ama her şey olacağına varır..

Mermaid 

12 Mayıs 2019 Pazar

Anneler Günü

Anneler günü.. artık benim içimi acıtan gün..
Annemsiz 2. anneler günü...
Şu an saat 01.30..
İnsanlar, annesi hayatta olanlar, hunharca sosyal medya hesaplarından anneleriyle foto paylaşıp kutlama yapıyorlar veya çocuğu olan anneler çocuklarının yaptığı anneler günü kutlamalarını.. 
Ben de yarına bırakmadan hemen yakınlarıma anneler gününü mesajı attım..
İçim burkuldu o sosyal medyada insanların paylaşımları gördükçe.. Zaten anneler günü yaklaştıkça buruklaşıyorum. Herkes annesine bir şeyler alıyor yapıyor benimse annem için yapmak istediğim çok şey var/vardı ve yapamıyorum.. Ona sıkıca sarılamıyorum bile.. iyi ki benim annemsin diyemiyorum..
Onu öyle özledim ki..
Çoğu zaman dışarda gezerken onun beğeneceği bir şey gördüğümde alıvermek geçiyor ve sonra dan! 'annen öldü'. diyor beynim. 
Onu düşünmediğim tek bir gün yok.
Demin sosyal medyada ' usulca kutlayın anneler günü öksüzlerin, yavrusunu kaybetmiş annelerin canını yakmadan'' tarzı bir şey okudum.. Ne doğru..Ne doğruymuş. Ben ki kazık kadar olmuşken annemin yokluğu bugün ayrıca bi gözüme batar canımı yakarken, küçük çocuklar yavrusunu kaybeden annelerin içi nasıl sızlıyordur.
Bir de kendime şunu sordum 'acaba annem hayatta olsa böyle abartılı paylaşımlar yapar mıydım? ' Muhtemelen yapardım acı ama gerçek bu. 

Neyse ;

Anneliğin doğurmakla olmayacağını düşünenlerdenim. Annelik 'anne gibi hissetmek , anne gibi  davranmaktır.'' Tüm kendini anne gibi hisseden, bir şekilde analık yapan tüm anne gibi annelerin günü kutlu olsun!

Mermaid

5 Mayıs 2019 Pazar

DİYARBAKIR VE MARDİN GEZİ NOTLARIM :)

Sonunda görmek istediğim iki ili daha görmüş bulunmaktayım :)

Yolculukların çok şey öğrettiğini düşünüyorum. Ve aslında bazı yolculukların ruhum için olduğunu düşünüyorum.

Caanım teyzem ve kuzenimle martta planladık mardin gezimizi. Dedik ki diyarbakır aktarmalı yapalım Diyarbakırı da görelim. Böylece 3 günlük kendi planladığımız Diyarbakır-Mardin gezimize başladık. Yolculuğa uçakla çıktık ;)

DİYARBAKIR
İlk durak noktamız Diyarbakırdı.

Diyarbakır havaalanı merkeze yakın. Havaş yok ancak belediye otobüsleri ile Sur civarına gidilebiliyor. Belediye otobüslerinde diyarkart geçerli. Havaalanının çıkışında otobüse binilen yerde diyarkart alınıp doldurulabiliyor. Biz dolduramadık ancak rica ettik bizim için bastılar otobüste. Kalacağımız misafirhaneye yerleştikten sonra kendimizi Sur içine attık.

  Mezomotamya Kahvaltı Evinde kahvaltı yaptık.


                                              Mırtaga (un yağ kavurması) & Derik Zeytini



Daha sonra Diyarbakır Ulucami  yi gezdik. Mutlaka gezilmeli.

Ardından Ulu caminin karşısındaki Tarihi Hasan Paşa Hanı'na gezdik.  Açıkcası esnafsal olarak pek beğenmedik. Turistik olarak ünlenen bir mekan olduğundan ticarete dönüştürülmüş her şey. Misal kahve söyledik yanına mısır ve su getirdiler. Bunlardan ekstra para istediler. Allah tan bunları tüketmediğimiz için parasını ödemedik. Kahveleri pek beğenmedik.

Daha sonra cüzi bir miktar para vererek taksi ile Ongözlü köprüye gittik. :) Dönüşte çarşıdaki Süryanilere ait Meryem Ana Klisesine gittik. Ancak içeri giremedik. Bir ayin vardı ve papaz içeri girilmesine izin vermedi. Çünkü gezme amacıyla girenler hep dalga geçiyor ve ayini bozuyorlarmış.:/








Akşam adını hatırlayamadığım bir kebapçıda yemek yedikten sonra Sıtkı Usta da kadayıf yedik. Fiyatları çok uygundu ve biz her tatlıdan denedik veee hepsine bayıldık. Tadı hala  damağımda. Hele peynirli kadayıf...IMMMM :D Diyarbakıra giderseniz mutlaka uğrayın tadın;) Ankara'da şubeleri varmış, Ankaraya gidince ilk işim o şubeyi bulmak olacak :D








Diyarbakırı sevdim. Suriçi adım başı polisti. İnsanlar sıcakkanlı ve yardımseverlerdi. Ucuz ve rahat bir şehir. Modern bir şehir aynı zamanda.. Görülmeli!

MARDİN

İkinci durağımız Mardindi. Diyarbakır'dan Mardin'e Diyarbakır'daki ilçe otogarından sürekli otobüs var. Bu otobüslerle Mardine geldik. Yeni Mardin'deki son durakta (merkezi bir yer) indik. Daha önce ayarladğımız tur firması ile günübirlik Mardin turumuza başladık :) Tur firması Gözalturizm  di. Rehberimiz Bilal bizi güzel gezdirdi.Üstelik sadece 6 kişiydik.  Eğer Mardine kendi imkanlarınızla bir gezi yapacaksanız bu tur firmasını şiddetle öneririm.
Dönüşte tur, bizi kalacağımız otel olan Merdin Butik Otele bıraktı. Otelimiz çok şirin, çok temiz, manzarası çok güzel ve uygun fiyatlıydı. Eski Mardin'de (Mardin Merkez'de gezilecek olan taşevlerin bulunduğu yer) yer alıyor Merdin otel. Ayrıca mutlaka kendiniz bizzat oteli arayın. Çünkü netten bakınca fiyatlar uçuk görünüyor ama öyle değil ;) Neyse turla başlıyım gezi notlarıma

Turla nereleri gezdik?

1)Dayrulzafaran Manastırı

2)Mor Gabriel Manastırı

3)Dara Antik kenti ve Dara Zindanları

3)Beyaz Su

4)Hasankeyf

5)Midyat




Turla gezdiğimiz her yer hakkında çoook ayrıntılı bilgi ve fotograf paylaşamayacağım. Çoğu foto da kendimiz de varız ya da hepsini koymaya kalkarsam bu yazı oku oku bitmez :D



Dayrulzafaran manastırı etkileyiciydi. Süryanilere ait bir manastır. Manastırın kendi rehberleri var ve o rehbeler eşliğinde manastır geziliyor. Manastırın yatılı bir kısmı varmış. Öğrenciler gündüz örgün eğitim için liselere devam ediyorlar sonrasında Manastırda dini eğitim alıyorlarmış. Papaz vb üst düzey din adamları; yurtdışında teoloji kürsüsü (Anladığım kadarıyla hristiyanlıkla ilgili oluyor. Bizim ilahiyattan farklı olarak sadece hristiyanlığın mezheplerinde özelleşmiş kürsüyü kasttetiler) olan Oxford gibi üniversitelerde eğitim alıyorlarmış. Ülkemizde ruhban okulları kapatıldığı için bu şekilde yurtdışında eğitim alıyorlarmış. Süryanilerin Patrik merkezi eskiden Mardinmiş ancak siyasi nedenlerden ötürü şu an Şam'daymış. Şam'daki olaylardan ötürü de Patrik Lübnandaymış şu an.


Süryaniler ülkemizde azmış bu arada. Onlardan da kısaca bahsetmek istiyorum. Süryaniler anadolunun en eski halklarından biriymiş. Aramice/Süryanice dilini konuşuyorlarmış ve Hz. İsa'nın da konuştuğu dil Süryaniceymiş. Süryaniler dünyaya yayılmış durumdaymış. En çok Hindistan'da yaşıyorlarmış; bu Hindistan'a giden grup ticaret amacıyla gitmiş ve orda kalmışlar. Ülkemizde Süryaniler kendi soyadlarını kullanamıyorlarmış. 

Şu yandaki görseldeki ülkemizin ilk latin harfli matbaasıymış. Osmanlı zamanında İbrahim Müteferrika zamanında gelen arapça harfli bir matbaaymış. Bu matbaa ise yanlış hatırlamıyorsam Osmanlının son zamanlarında manastıra yurtdışından hediye edilmiş. Cumhuriyetin ilk yıllarında devlet tarafından da kullanılmış.



 Pagan tapınağı; Dayrulzafaranın altında yer alıyor. Hristiyanlığa geçmeden önce pagan inanışına sahip insanlarca (emin olmamakla birlikte sanırım süryanilerce) yapılmış. Tavan beton vb kullanılmadan kilit taşlarla yapılmış ve binlerce yıl öncesine aitmiş.Yıllardır çökmemiş! Tapınakta pencerinin açık olduğu kısım güneş yönünü gösteriyor, sağdaki açıklıksa kurban yeriymiş.
Dayrulzafaran'da din büyüklerinin doğuya bakılarak oturturalak gömüldükleri bir toplu mezar odası bulunuyor(Aynısı Mor Gabriel Manastırında da var). Doğuya bakarak gömülme nedenleri Hz. İsa'nın yeniden gelişinde doğudan geleceğine inanmaları ve onu ayakta karşılamak içinmiş. İlginç olan diğer bir ayrıntı ise yakın zamanda ölen din büyüklerinin de daha sonra mezarlar açılarak önceki ölenin kemiklerinin bir kenara alınarak aynı yere gömülmesiymiş.



Dara antik kenti, yakın zamanda bulunan bir antik kent. Ücretsiz bir şekilde gezilebiliyor. Gezilen kısmı mezarlık kısmı. Dara antik kenti adını imparator Darius'tan alıyormuş. Verimli topraklara sahip Dara kenti sürekli savaş halindeymiş. Hikayeye göre Darius tanrılarla savaştığına inanıyormuş ve sonunda Tanrıların gazabı olarak şehir kumlar altına gömülmüş. 
Ne ilginç binlerce yıl sonra kent bulunuyor ve biz geziyor; hayat gizemli bir yolculuk...
Dara zindanları ise antik kentin biraz ilerisinde. Orası da ücretsiz gezilebiliyor. Bir çoban tarafından bulunmuş.




Akyaka veya Saklıkent kanyonu değil Beyazsu bu üstteki fotoğraf :) Çay içip mangal keyfi yapılacak bir mekan ;)
Mor Gabriel Manastırı. Mükemmel ötesi yer. Eskiden metropolitlik merkeziymiş.


Hasankeyf sular altında kalıyormuş haziran ayında. 

Midyat da ise şu dizi çekimlerinin yapıldığı konağı gördük. Reyhani dansını izledik :)
 Midyat'ta Bahar Lokantasında 'MARDİN TABAĞI' yedik. Kaburga eti, iç pilav, kavurma, kapalı lahmacun, kavurma'dan oluşuyor Mardin Tabağı. 

Eski Mardin 
Turun ertesi günü ptesiydi ve bugünü kendi kendimize eski mardin sokaklarında dolaşarak geçirdik. Zaten bir caddeye bağlı her şey. Ana cadde üzerinde kahveciler (Artukbey ve Kimkim'i tavsiye ederim), kafeler var. Tüm kahvecilerde bedava(!) kahve ikramı var. Ayrıca hayalet badem ( mavi renkli badem şekeri) ikramı var. Kahveler uygun fiyatlı isterseniz netten de spariş verilebiliyormuş. Yemek konusunda eski mardin beklentilerimi pek karşılamadı açıkcası. Ancak Mardin Kebabı güzeldi ;) 

Eski Mardin'de Olgunlaşma Enstitüsü (Halkeğitim merkezi gibi ancak sadece kaybolmak üzere olan geleneksel Mardin el sanatları eğitimi yapılıyor), Zinciriye Medresesi ( Mardin Ulu cami ile medrese arasına akreplerden korunmak için bir tılsım yapılıyor ve zincir çekiliyor. Adını burdan alıyor.), Kırklar Klisesi, Mardin Müzesi var. Hepsi birbirine yakın. 





Zinciriye medresesindeki Hayat çeşmesi-havuzu. Benzeri Dayrulzafaran Manastırında da(aşağıda) var ancak onların inanışında ebediyet yerine yeniden doğuş olduğu için ebediyet kısmı yok. 




Eski Mardin'de sabah yürüyüşü sonrası Mezopotamya Aile Çay bahçesinde soluklanmıştım. Üstteki fotoğraf mezopotamyaya karşı sabah çayı fotosu :)


Eski Mardin'de yer alan Harire kafe :) Harire tatlısı (Üzüm şırasından yapılıyormuş) ve kahvelerine bayıldım.

Bu arada Zafaran çayı var mardin yöresine özgü. Zafaran çayı bir siyah çaylı karışım. Tadı benim damak zevkime uygundu :) Giden denesin.

Bu arada telkari denen elişlemesi gümüş satan pek çok gümüşçü var. Biz de kendimize aldık birer süryani nazarlığı :) Netten de alabilirsiniz (tık tık...) ancak mardin de çok daha ucuz ;) Yalnız size verdiğim site yine yakın fiyatlı bazı siteler de aşırı pahalı :/

Mardin kozmopolit bir il ve ben çok sevdim. Kardeşçe yaşayabilmeleri çok güzel.  

NOT: Gelecekteki Mermaid, Havş şöförü ile ölüm üzerine yaptığınız konuşmayı unutma.. Unutacağını sanmıyorum ama olsun.

Mermaid'den çokca sevgiler